Hiçbir şey kendiliğinden ayrıca çıkagelmez, nitekim varlık var olandan gelir ve gizlenerek yokluğa dönüşür, zira, yokluk da vardır.
İşte böyle nice gizlenmiş, kendi adını insanların arasında yok yazdırmıştır. Aldanışlara bezenmiş insanoğlu için gözüne değmeyenler ya da kulağına rüzgar edasında usulca fısıldamayanlar yok kılınmışlardır.
Aldanışlara bu kadar hevesdar insanoğlu sadece gizlenenleri değil, güneş gibi her gün apaçık bir vaziyette doğmakta olan görünürlerin de üzerine gece gibi çökerek gizlemeye çalışmış, çoğu zaman karanlığa hizmetkar ama aynı zamanda fevkalade bir gece dostu olan ay gibi nice varlık ışığını dahi yok etmeye çalışmışlardır.
"Gece doğmaz gün batmadıkça."
Bir gün öylece bekler buldum kendimi. Ben o uzak diyarlardaki elinde Higanbaname'siyle en ıssız tepelerinde şehrin surlarını bekleyen keskin kara ince kirpikli korucusuydum. Uyku nedir bilmeden, gündüz kör, gece aydın bekleyendim. Bana bilmediklerimden haber veremezdiniz, zira bilmek kör olmaktır.