“Hesap vereceksiniz, hepiniz, tek tek...”
Bu şehrin düştüğü anlarda bir savunucunun
son sözleriydi. Ne yapmalıydı? Öylece acı içinde kıvranırken en büyük hayaline
mi koşmalıydı? Ölüm bu işin nirvanasıydı. Ne de olsa kendi seçmemişti fakat
razı gelişi gerçek bir savunucu olmasındandı, o çoktan seçilmişlerdendi.
“Bahar olabildiğince hızlı bitti, yaz şimdi
çok sıcak. Geriye dönüp bakılabilecek bir kış bile yok fakat yavaştan kar
yağmaya başladı. Demek bu son yaz. Keşke rüzgar bilinse…”
Saat sabahın altısı. Rüzgarın etkisiyle aniden
gıcırdayan pencere Negen’i uyandırmıştı. Zaten saati 6:30’a kuruluydu ve okul
için kalkacaktı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder